DÜNYAYİ GEZDİM
ABD'de Dil EÄŸitimi
Dil eÄŸitimini alabileceÄŸiniz en iyi ülke ABD'dir. Çünkü ingilizceyi öÄŸrenmenin en etkili yolu speaking dir vede bu ülke deki herkes(aslında daha çok California insanları) siz yolda yürürken bile size laf atıp konuÅŸmak isteyecektir. "GömleÄŸin çok güzel nereden aldın? Çantanı çok beÄŸendim çok şıksın. Bu günlerde nasılsın adamım ?" gibi sorularla karşılaÅŸacaksınız. Bu da anadili ingilizce olanlarla pratik yapmanızı saÄŸlayacaktır.

Hangi ÅŸehir diye soracak olursanız kesinlikle San Diego. Çünkü bu ÅŸehir ne sıcak nede soÄŸuk ne pahalı nede ucuz, ne kalabalık nede boÅŸ yarı tropik olan bu ÅŸehirde çok az miktarda sivri sinek var, kasırga uÄŸramıyor ve sahilleri de muhteÅŸem. Uçsuz bucaksız okyanus sahillerinde güneÅŸlenip rahatlıkla yüzebilirsiniz.
​
Miami Florida ve diÄŸer orta güney ÅŸehir ve eyaletlerde sivri sinek, aşırı sıcaklık ve kasırga sorunları ile karşılaÅŸabilirsiniz. San Diego da ise bu sorunların hiç birisi yoktur tek dezavantajı ise çokça sayıda kendi anadilinizi konuÅŸan öÄŸrencilerin olmasıdır. EÄŸer dil eÄŸitimi sırasında Türk arkadaÅŸ edinirseniz ABD'de bir sene dahi kalsanız İngilizce öÄŸrenemezsiniz. Türk öÄŸrencilerin az gittiÄŸi ÅŸehirleri de tercih edebilirsiniz.
DiÄŸer amerikan ÅŸehirlerini de gezmiÅŸ birisi olarak söyleyeceÄŸim ÅŸudur ki San Diego California'nın en güzel ÅŸehridir. San Francisco o kadar soÄŸuktur ki temmuz aÄŸustos aylarında bile mont giydirir, denizi soÄŸuk, havası rüzgarlı, sabahları sislidir. Yolları dik olmasının yanında hiç bir esprisi yoktur. Åžehir boÄŸucu ve dardır. Los Angeles ise ÅŸehir merkezi öyle döküntüdür ki kendinizi afrika muz cumhuriyetinin birinde hissedebilirsiniz. Baverley Hills ve Santa Monica dan baÅŸka bir yer güzel deÄŸildir, eÄŸer dil okulunuz Santa Monica civarında ise Los Angeles'ı düÅŸünebilirsiniz aksi taktirde gitmemek üzere düÅŸünün. New York u hiç hesaba katmıyorum bile San Diego dan daha çok Türk var ve insanlar sizinle konuÅŸmak yerine sadece iÅŸleri ile ilgilidirler. ABD'de New York'un diÄŸer ismi busy city yani meÅŸgul ÅŸehridir.
​
San Diego ÅŸehrini seçtikten sonra gelelim okul seçimine. Okul fiyatları ucuzladıkça ve okuldaki baÅŸlangıç leveliniz düÅŸtükçe Türk sayısı artacaktır. Ben pahalı bir okul olan Embassy Ces San Diego ya gitmiÅŸtim ve baÅŸlangıç levelim Orta seviye olmasına raÄŸmen sınıfımda dört Türk vardı. Level yükseldikçe Türk sayısı azaldı ve son aylarımı sınıfımda tek Türk olarak geçirmiÅŸtim. Åžimdiki aklım olsa daha ucuz okullara giderdim diyorum. ÖnereceÄŸim okullar; "International Academy of English - Downtown San Diego" , " Connect English San Diego " , "Stafford House San Diego " aylığı 350-550 dolar arasında okul bulabilirsiniz. İngilizce öÄŸrenmeniz vocabulary ezberlemekten (en az 4 bin adet) vede speaking den geçer. Okul dada grammer öÄŸrenirseniz bir süre sonra ingilizceyi çok rahatlıkla konuÅŸabilirsiniz.
​
​
Embassy Ces English San Diego okulunda iken sınıf manzaram bu ÅŸekilde idi. (SaÄŸdaki Resim) San Diego da deniz ve gökdelen manzaralı sınıfınızda bir yandan ingilizce öÄŸrenirken okul sonrası da altın gibi parlak kumları olan beach lerin de yüzebilirsiniz.
​
Türkiye'de iken bir dil okuluna gidin ardından yurt dışına eÄŸitime gidin bu sizin öÄŸrenme sürecinizi hızlandıracaktır. Hafta sonraları ise ÅŸehir dışı gezi turlarına katılın, meeting lere summit lere katılın. Türkçe tv kanalları izlemeyi bırakıp sadece ingilizce tv kanallarını izleyin. Özellikle alt yazı olmadan ingilizce film ve tv series leri izleyin bu sizin telaffuzunuzu geliÅŸtirecek ve kulağınızı açacaktır.
​
Uzun bir süre ingilizceniz okuldaki öÄŸrencilerle beraber konuÅŸarak ilerleyecektir, daha sonra asıl ihtiyacanızın ana dili ingilizce olan insanlarla konuÅŸmaktan geçtiÄŸini anlayacaksınız. 3-4 ay sonra bir staj programından yararlana bilir yada zorda olsa yerli amerikan insanları ile tanışabilirsiniz. Bu size ingilizcenizin ana diliniz gibi olmasını saÄŸlayacaktır.

Dikkat etmeniz gereken bir konu ise devamsızlıktır. Okulunuz devamsızlık bilgilerinizi her gün amerikan bilgi sistemine gönderir, eÄŸer devamsızlığınız %80 nin altında ise sınır dışı edilirsiniz. Bir daha da amerika ya vize alma ihtimaliniz sıfıra yakın olacaktır. Amerika özgürlüÄŸü, eÄŸlence ve rahat davranışlı insanları ile meÅŸhur da olsa bir o kadarda kurallar ülkesidir. Bu ülkede herkes suç iÅŸlemekten korkar. California da öÄŸrenci sayısından çok hapishanelerinde mahkum vardır. Polisin kendisini tehlikede gördüÄŸü anda sizi vurma hakkı vardır, polislere arkasından yaklaÅŸamaz, arabanızı durduÄŸunda arabadan inemez, aracınızda kapağı açık alkol ÅŸiÅŸesi bulunduramazsınız.

Kalacak yer konusunda söyleyeceklerime gelince... Aile yanı bir felakettir. Amerika da insanlar ÅŸehir merkezlerine uzak yerlerde yaÅŸarlar aile yanı konaklama seçeneÄŸinde ev ile okulunuz çok uzak mesafelerde olacaktır. Ben ilk olarak aile yanına çıkmıştım kahvaltı akÅŸam yemeÄŸi seçmiÅŸ ancak hiç bir zaman akÅŸam yemeÄŸini evde yememiÅŸtim çünkü okul sonrası yemekleri daha çok ÅŸehir merkezinde yiyeceksinizdir. Okula varışım 1 saati buluyordu, hemde suitlere göre pahalıydı. Ailemde amerikalı deÄŸil filipinli bir aile idi. Danışman ve okulunuzun size söylediÄŸi aile yanında ingilizce pratik yaparsın sözlerine kanmayın ev de herkes kendi odasına çekilir kimsede sizinle muhattap olmaz.
Aile yanı gibi bir faciadan sonra ÅŸehir merkezinde bir suite çıkmaya karar vermiÅŸtim. Vantaggio State Street yada J-Street suite te kalmanızı tavsiye ederim. Vantaggio yu seçme nedenim San Diego daki en ucuz suite olması ve ayrıca ön kısmında yard(öÄŸrencilerin oturduÄŸu bana göre geniÅŸ bir bahçesinin) olmasıydı. Paylaşımlı oda seçmiÅŸtim çünkü ingilizce pratik için birebir. Vantaggio State Street suiti Little Italy denilen bir bölgede yer alır, buradaki cafe'ler, yemek eÄŸlence mekanları, pizza dükkanları Italya dan baz alınarak yapılmıştır, kahve ve dondurmaları daha çok Türkiye'dekilere benzer. Okuluma ise yürüyerek 15 dk idi. Vantaggio ya gitmeden önce daha Türkiye de iken sitesinden online randevu yapabilirsiniz. Danışman ve okulunuzun size dayattığı konaklama seçeneklerine mahkum kalmayın.
Amerika da vazgeçilmez uygulamanız Uber olacaktır. Okul benden havalimanı karşılaması için 100 dolar istemiÅŸti bense ret etmiÅŸ taxi ile kendim kalacağım eve gitmiÅŸtim vede bahÅŸiÅŸ ile beraber(bahÅŸiÅŸ zorunludur) 55 dolar vermiÅŸtim. EÄŸer Uber kullansaydım aynı güzergah için 15 dolar ödeyecektim. Uber hem ucuz hemde kullanışlı bir taxi uygulamasıdır. EÄŸer Uber pool kullanırsanız daha da ucuzdur. Ancak pool seçeneÄŸinde baÅŸka yolcularda sizinle arabada gidebilir.


Amerika da iken yine ilk yapmanız gerekenlerden birtanesi de bir sim card almak olacaktır. Hem Google Maps kullanırken hemde Uber kullanırken kesinlikle internet paketine ihtiyacınız olacaktır. Google Maps kullanarak gideceÄŸiniz yere hangi otobüsler gidiyor ve kaç dakika sonra durağınıza geliyor öÄŸrenebilirsiniz bu yüzden vazgeçilmeziniz olacaktır. Ben T-mobile prepaid(Kontörlü) hat almıştım. Ödeme seçeneklerine ÅŸuan ki mevcut sitesine girerek ulaÅŸabilirsiniz. Daha uygun fiyatlı bir operatör arıyorsanız Metro PC firmasına bakmanızı öneririm.
Gelelim amerikada para çekme iÅŸlemlerine. Gitmeden önce yanınıza ne kadar çok dolar alırsanız sizin için o kadar karlı olacaktır. Tavsiyem bin yada bin beÅŸyüz dolar ile amerikaya gitmenizdir.(Yinede gittiÄŸinizde bu kadar para ile dikkatli olun çaldırmayın) Daha sonra paraya ihtiyacınız oldukça atm lerden paranızı çekebilirsiniz. Türkiye'deki debit banka kartlarınızı amerikadaki atm leri kullanarak para çekebilirsiniz. Ancak sadece TL hesabınızla para çekebilirsiniz. Türkiye'deki bankalar dolar hesaplarınızı yurt dışında kullandırmıyorlar bununda nedeni yurt dışında para çekerken dolara çevirme iÅŸleminden para kazanmaktır. Ayrıca ek olarak yurt dışı kullanım vs. gibi ücretlerde alabilir. Ayrıca amerikadaki atm lerde her çekiÅŸte bir ücret almaktadırlar. Kullanacağınız her banka atm sinin ayrı ücretleri vardır. Wells Fargo ve Chase bankaları en pahalılarıdır. Her atm kullanımında 5-7 dolar aralığında ücret alırlar. Citibank 4 dolar civarında ücret alırken bank of amerika 2- 3 dolar gibi ücretler almaktadır.
​
Amerikanın bakkalları konumunda ve neredeyse her köÅŸebaşında bulunan Seven Eleven marketlerinin hepsinde Citibank atm si bulunmaktadır. Benim önerim ise Bank of amerika gibi en az ücret kesen banka atmleri olacaktır.


Amerika'ya gitmek için ilk önce vizenizin olması lazım. İstanbul yada Ankara'daki konsolosluklarından birinde yüz yüze sorgu ardından vize ve ver elini Amerika...
​
Konsolosluk görüÅŸmelerinde rahat olmanız lazım ve sorulan sorulara mantıklı cevaplar vermeniz lazım. Konsolosluk çalışanının esasen tek bir soruya cevap arar oda "alacağı vizesi ile Amerika'ya yerleÅŸmek gibi bir düÅŸüncesi var mı? Yoksa gerçekten turist vizesini alıp gezecek, öÄŸrenci vizesi ile de eÄŸitim görüp geri ülkesine dönecek mi?"
ÖÄŸrenci deÄŸilseniz vede çalışmıyorsanız vize alma ÅŸansınız çok düÅŸüktür. Ancak yinede vize alanlar var mı? Evet var. GörüÅŸme sırasında dikkat edilmesi gereken ÅŸeyler var en başında sorulan soruların ardından saÄŸa sola yukarıya bakmayın. Elinizle oranızı buranızı kaşımayın. Bu belirtilerin hepsi sizin gergin olduÄŸunuz ve de yalan aradığınızın göstergeleri olarak düÅŸünülecektir. Bir insan konuÅŸurken göz bebekleri sola doÄŸru bakıyorsa beynindeki gerçek bilgilere ulaÅŸmaya çalışıyordur, yere bakıyorsa hava atıyordur, yukarıya bakıyorsa yalan söylüyordur. Konsolosluk çalışanlarının da hepsi bu insan davranışları üzerine uzmanlaÅŸmışlardır.
Bana sordukları sorular ise ÅŸöyle idi ;
​
- Ne için gideceksin? Hangi ÅŸehre gideceksin? Ne kadar kalacaksın? Bu soruların hepsini zaten senin görüÅŸme öncesi doldurduÄŸun bilgilerde var. Buradaki amaç senin doldurduÄŸun bilgileri bilip bilmediÄŸindir. Yanlış cevap verirsen konsolosluk çalışanı "daha gideceÄŸi yerde ne kadar kalacağını bilmiyor" der ve vize vermez.
​
- İngilizce öÄŸrenip ne yapacaksın? Ne iÅŸine yarayacak? İşte çok ama çok güzel bir soru ben bu soruya ÅŸöyle cevap verdim. "Çalıştığım ÅŸirketin yurt dışı üretimleri var, ileride ben bu üretimlerin başına geçeceÄŸim bu yüzden İngilizce öÄŸrenmem lazım." dedim. Mühendis olduÄŸumdan dolayı böyle bir cevap verebildim peki ya sen esnaf, avukat vb. gibi İngilizceye ihtiyaç olmayan bir mesleÄŸi icra ediyorsan gerçekten bu soruya elle tutulur bir cevap vermeniz beklenecektir.
​
- Masraflarını kim karşılayacak? Sponsorun kim?
​
- Daha önce yurt dışına çıktın mı ? Hangi ülkelere gittin ?
​
- SGK hizmet dökümünü görebilir miyim?
​
​
ve hepsi bu kadar vizemin onaylandığını söyleyip bir kağıt verdi, bir hafta sonrada ev adresime pasaportum ulaÅŸmıştı.
​
Ben riske girerek vize görüÅŸmesinden önce gidiÅŸ geliÅŸ uçak biletimi almıştım. Aslında benim için pekte risk sayılmazdı vizeyi alacağıma emindim çünkü vermemeleri için bir bahaneleri yoktu. İşim gücüm, sgk belgem, yeterli miktarda param hatta askerlik tezkeremi bile belgelere eklemiÅŸtim. Uçak bileti konusuna gelince gideceÄŸiniz ÅŸehre ya Türkiye'den direk uçuÅŸ bileti alın yada direk uçuÅŸun olmadığı bir ÅŸehre gidiyorsanız da Avrupa aktarmalı bir bilet alın. Sakın Amerika içi aktarma yapmaya kalkmayın ! Sizi o kadar çok bekletir ve ararlar ki aktaracağınız uçağı kaçırırsınız. Ben British Airways ile London aktarmalı gitmiÅŸtim. İngiltere eÄŸer ABD ye gidiyorsanız Transit Passenger vizesi istemez, diÄŸer ülkere isteyebilir. London da hiç bir aramaya tabi olmadan Terminal 5 den San Diego uçağıma binmiÅŸtim. Biletler British Airways de ucuz ancak koltuklar dar ve rahat deÄŸil. Rahatlık sizin için önemli ise diÄŸer hava yollarını tercih edebilirsiniz.
​
Uçakta hosteslerin dağıttı aÅŸağıdaki bu kağıdı kesinlikle almak zorundasınız çünkü ABD'ye indikten sonra pasaport kontrolünde vereceksiniz. F1 öÄŸrenci vizesi aldıysanız pasaport kontrolünde polisler I-20 belgenizi de isteyecektir. AÅŸağıda uçakta dağıtılan kağıdın Türkçe açıklamaları mevcut;

